Taklitlerimizden Sakının
www.byefsane.com

byEFSaNE iLe SeSLiSiiRLeR
BEYOGLU'NDAN DOLMABAHÇE'YE TASINAN BIR ARALIK AKSAMI
Sus pus olmus, puslu bir Istanbul muydu yüzün, yoksa çok bildik hüzünler mi tasinmisti yüzüne Dolmabahçe'de, çay tadinda.... Divit ucuyla yazilmis bir askin sureti vardi avuçlarinda, tarih bir baska iklimin kivamini gösteriyordu. Ben rehnedilmis yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama yüregi takvim yokuslarinda.... Sinemada elinin elimde terleyisinin bir anlami olmali, sesinin sesimde yankilanmasinin.. sanki perdedekine üzülmüs ya da sevinmissin de tesadüfen akmis yüzün içime.. Yalan! Sen perdeye bakiyorsun, fikrin benim seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe seyrediyorum... Kadin, Beyoglu'nun bir kis aksaminda, üstündeki deri montun sahibine küs, soguklugundan muzdarip yürüyordu.. Adam da.. Yürümek hiçbir seyi çözmüyordu, bazi Aralik aksamlarinda... Parmaginda yarali bir öyküyü tasiyordu adam.. Kadinin yüzünde bir hüzün... Hüzünlü aralik aksaminda bir yüzük... Yüzügün yüzünde dünya güzeli bir kadinin kehaneti.. .. Sogugun ve karanligin vehameti! Hayati, bir baskasinin pantolunu gibi, küçültülmüs, daraltilmis.. Ilk sahibinin o pantolonla yasadigi seyler, yani pantolonu pantolon yapan anilar, bazi ilkbahar bereleri yüzünden yapilan yamalar, ter tüketen yazlar... Hepsi daraltilmis.. Yasananlara bir beden büyük geliyor artik hayat! Bir aski paylasmak için çok geç, bir paylasima asik olmak içinse erken.. Beni sevda yerimden vurdu yine zaman.. Simdi sana söylenecek tek cümle: Bende sana yetecek kadar ben kalmadi... Yilmaz Erdogan

Bu sayfayi sevdiginiz birisine göndermek istermisiniz?

Sizin Adınız:
Sizin e-mail adresiniz :
Arkadaşınızın adı:
Arkadaşınızın e-mail adresi
Mesajınız: